Yıllık TÜFE’nin, 2020 ortalarına kadar ağırlıklı olarak %10-12 bandında kalması muhtemel

TÜFE, Kasımda %0,38 ile konsensüs beklentilerden olumlu gerçekleşti (Konsensüs:+%0,80, Gedik Yatırım: +%0,96). Böylelikle, yıllık TÜFE %8,55’ten %10,26’ya yükseldi.

TÜFE, Kasımda %0,38 ile konsensüs beklentilerden olumlu gerçekleşti (Konsensüs:+%0,80, Gedik Yatırım: +%0,96). Böylelikle, yıllık TÜFE %8,55’ten %10,26’ya yükseldi.

Eylül-ekim aylarında enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesinde belirleyici olan olumlu baz etkilerinin kasım itibariyle terse dönmesi yıllık enflasyon rakamlarında gözlenen artıştaki temel etken. Yıllık çekirdek enflasyon göstergelerindeki aşağı yönlü eğilim, büyük ölçüde baz etkileri kaynaklı olarak kasım ayında duraksadı, ancak tek haneli seviyelerde kalmayı da sürdürdü.

Aylık bazda TÜFE’ye en yüksek katkılar giyim ayakkabı, ulaştırma konut ve gıda grubundan gelirken; lokanta-otel ile çeşitli mal-hizmet grupları enflasyona düşürücü yönde katkı verdi. Yurtiçi ÜFE aylık bazda %0,08 oranında düşüş kaydederken; yıllık bazda %1,70’ten %4,26’ya yükseldi. Üretici fiyatları tarafında dayanıksız tüketim malları haricinde diğer tüm mal grupları (ara malı, dayanıklı tüketim, enerji, sermaye malı) düşürücü yönde katkı verdi.

Sektör bazında ise madencilik, imalat, elektrik-gaz üretim/dağıtım düşüş yönlü katkı verirken aylık bazda tek artış su temini/arıtımı/dağıtımı sektöründe gözlendi. Yıllık TÜFE’nin 2020 ortalarına kadar ağırlıklı olarak %10-12 bandına oturması muhtemel.

Her ne kadar kasım itibariyle olumlu baz etkileri terse dönmüş olsa da enflasyondaki artış beklentilerin altında kalmayı sürdürdü. Mevcut eğilim ve gelişmeleri dikkate alarak yıllık TÜFE’nin yılsonunda %12 seviyesindeki 2020-2022 OVP ve TCMB son Enflasyon Raporu tahminlerinden daha olumlu gerçekleşme olasılığının arttığını değerlendiriyoruz.

Bu doğrultuda 2019 yılsonu TÜFE tahminimizi %12,3’ten %11,5’e revize ediyoruz. Ayrıca, ekstra bir gelişme yaşanmadığı takdirde yıllık TÜFE’nin 2020 yılı ortalarına kadar ağırlıklı olarak %10-12 aralığında dengeleneceğini düşünüyoruz.

Kasım enflasyon verileri ve mevcut beklentiler doğrultusunda TCMB’nin 12 Aralık’taki yılın son PPK toplantısında politika faizinde 100-150 baz puan civarında faiz indirimine gitme olasılığının arttığını değerlendiriyoruz.

Hatırlanacak olursa, 31 Ekim’de yayınlanan yılın son enflasyon raporu tanıtım toplantısında Başkan Uysal para politikasında gelinen noktanın hedeflenen patikayla uyumlu olduğu yönündeki mesaj ile makul reel getiri iletişimini yinelerken, bundan sonraki faiz indirimlerinin büyüklüğü ve zamanlamasının veri akışına bağlı olduğu vurgulamıştı.

Buna ek olarak Fed’in kısa vadede faiz indirimlerine en azından bir süreliğine ara vermiş olduğu yönündeki güçlü beklentileri de dikkate alarak; TCMB’nin önceki 3 toplantıdakine benzer olarak, önden yüklemeli olarak nitelenebilecek şekilde, daha yüksek bir faiz indirimine gitmesinin, hâlihazırda yüksek seyretmeye devam eden dolarizasyon eğilimini ve dolayısıyla TL’deki oynaklığı artırıcı etkiye yol açabileceğini düşünüyoruz.

Aralık ayı enflasyon rakamları 3 Ocak 2020’de açıklanacak olup; TCMB tarafından 5 Aralık’ta 2020 yılı Para ve Kur Politikası Metni yayınlanacak ve 12 Aralık’ta yılın son PPK toplantısı gerçekleştirilecek.


Kaynak: Gedik Yatırım


Hibya Haber Ajansı

195
Okunma