news-details

Alman ve İngiliz medyası: Çin, enerji krizinin en büyük kazananı oldu

Çin’in Jiangsu eyaletindeki Lianyungang kentine bağlı fotovoltaik elektrik üretim üssünde, güneş panellerinin altındaki araziler tarım ve hayvancılık faaliyetleri için de değerlendiriliyor.

Alman ve İngiliz basın kuruluşları, son günlerde Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınmasının 50 yılı aşkın süredir yaşanan en ağır enerji krizini beraberinde getirdiğini, ancak Çin'in yönetim kademesinin on yıl önce aldığı öngörülü enerji stratejisi kararları sayesinde bu krizin en büyük kazananı konumuna geldiğini kaleme aldı.

Alman Der Spiegel dergisinin internet sitesinde yayımlanan “Şimdi Geleceğin Enerjisi İçin Mücadele Gerçekten Başladı” başlıklı makalede; Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın hem büyük enerji tüketicisi olan Asya-Pasifik ülkelerini hem de Körfez bölgesindeki enerji üreticilerini vurduğu belirtildi. Bu iki tarafın krizin kaybedenleri haline geldiği ifade edilirken, aynı anda hem en büyük tüketici hem de en büyük üretici olan Çin'in ise kazanan konumuna yükseldiği kaydedildi. Beijing’in bu tür krizlere karşı hazırlıklı olduğu altı çizilen makaleye göre Çin, yalnızca aylarca sürebilecek bir ablukaya yetecek petrol ve doğal gaz rezervi biriktirmekle kalmadı, aynı zamanda küresel yenilenebilir enerji ekipmanları üretiminde de liderliği ele geçirdi. Ülkenin fotovoltaik paneller, rüzgar enerjisi, enerji depolama pilleri, elektrikli araçlar ve verimli şebeke bileşenleri alanlarındaki küresel pazar payının yüzde 70 ile 85 arasında seyrettiği aktarıldı.

İngiliz Financial Times gazetesi ise yalnızca 2025 yılında Çin'in yeni güneş enerjisi kurulu kapasitesinin 318 gigavata ulaştığını, bu rakamın Almanya ve Avusturya'nın yenilenemeyen enerji kaynakları dahil toplam elektrik üretim kapasitesinin üzerinde olduğunu okuyucularına duyurdu.

Gazetede yer alan analizde, Çin'in artık bir "elektrik devleti" olarak değerlendirildiği belirtildi. Yazıya göre bu kavram; fosil yakıtlar yerine yenilenebilir enerji ve nükleer güce dayanan, elektriği birincil enerji kaynağı olarak benimseyen yeni bir ulusal ekonomi türünü ifade ediyor. Makalede Çin'in "elektrik devletine" dönüşümünün temel motivasyonunun ulusal güvenliği korumak olduğu; başlıca hedefin ise dışarıdan enerji tedarikine bağımlılığı ortadan kaldırmak ve özellikle de dış siyasi baskılardan etkilenmemek olduğu ifade edildi.

Yazıda ayrıca, ABD'nin Houston kentindeki Rice Üniversitesi'nden enerji ve jeopolitik profesörü Jim Krane'in görüşlerine de yer verildi. Krane, Çin'in yeni enerji teknolojileri ve ekipmanlarındaki "yüksek kapasitesinin" yalnızca yoksul ülkelere değil, Avrupa'ya da yarar sağlayacağını belirterek, "Uzun vadede Çin'in elektrik mühendisliği teknolojisine bağımlı olmak, Rusya veya ABD'nin petrol ve doğal gazına bağımlı olmaktan daha güvenlidir." değerlendirmesinde bulundu.

  Hibya Haber Ajansı